Evrilirken bize neyin kaldığını görebilmek lazım ki bir sonraki salgında hangi hastalıklardan muzdarip olacağımızı önceden daha net kestirebilelim.Ruhun evrimi bambaşkadır esasında!Bir et parçasının milyonlarca defa büyütülmüş hallerinden daha da başka.
Doğarken başlar ruhun evrimi ki bu ne bir başlangıçtır ne de bir son. Hiçbir zaman kontrol edemeyeceği bir enerjinin sahibi olmak bu parçacıkları ziyadesiyle şımartıyor olsa gerek.Değişimi sağlayan patlamaların açığa çıkması sanırım saniyelerle bile ölçülemeyecek kadar kısa zaman dilimlerine sığdırılabilir.Belkide bu yaklaşım sadece içinde bulunduğumuz hayatı algılayış biçimimizden ötürü ortaya çıktı.Eğer bir başka pencereden bakmak istersek ruhun beden gibi zaman eksenlerinde evrilmediğinden de söz edebiliriz.
Belirli parçalanmalar veya birleşimler yaratan bu enerji karmaşası içerisinde bedenin bu kadar az etkiyle kurtulabilmesi şüphesiz ki zaman eksenine körü körüne bağlanan bu et parçalarının materyal algı sarhoşluklarından ileri gelmektedir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder