Sözümü tuttum iki mevsim ve bir okadar gece
Aşk olmasada kekeleyerek okuduğum ilk hece.
Coğrafya derslerinde uykusuz geceler yoktu
Belki buyüzden sınıfta kaldım tüm takvimsiz gecelerde
Gittiğin gün haziran sıcağı olduğu için yanmıyor içim
Hala terliyorum ...
Biyoloji derslerinde öğrenemedik aşkın metabolik çarpıntılarını
Yoktu bir çift göz için geçen uykusuz gecelerin matematiği.
Karadan yürüyen gemilerden bahsederdi tarih kitapları
Hiç okumadım Bizansta nasıl yaşanmalıydı sevdalar
Savaşmadan ölen Mezopotamya çocukları yoktu surlarda
Yüzyıl savaşları kadar sürsün göçebe aşkın katliamı.
Sözün süresi olmayacak savaşlar ne kadar uzun olursa olsun
Söyleyenin sadakatinden parçalanacak belki bedenler.
En edebi eserler sessiz gözyaşlarından ibaretti bizim için
Soğuk ve uzak yatılı okul ranzalarında.
Biz gönül çelecek yalancı sözler okumadık şiir kitaplarında
Aşkın edebiyatı değil acıların sessizliği vardı buğulu camlarda
Biz belki sevemedik dizilerdeki gibi televizyon olmadığından
Ama öğrendik sözümüzü tutmayı soğuk yatılı okullarda.
Aşkın müfredatı yeniden oluşturulur belki
Anaokulunda paramparça kalpler kırmızıya boyanır
Ne Ali nin nereye baktığı ne de Emel in eve gelişi
Sevdiğimiz kadar sevilişimiz yazar çarpık defterlerimizde.